*
__M O N A   R O S A__
    _________sezai karakoç
        I Aşk Ve Çileler
    Mona Rosa, siyah güller, ak güller
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah... senin yüzünden kana batacak
    Mona Rosa, siyah güller, ak güller.
 
    Ulur ay'a karşı kirli çakallar
    Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
    Mona Rosa, bugün bende bir hal var
    Yağmur iğri iğri düşer toprağa
    Ulur ay'a karşı kirli çakallar.
*
    Açma pencereni perdeleri çek;
    Mona Rosa seni görmemeliyim
    Bir bakışın ölmem için yetecek
    Anla Mona Rosa ben bir deliyim
    Açma pencereni perdeleri çek.
*
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
    Bende çıkar güneş aydınlığına
    Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
    Seni hatırlatır her zaman bana
    Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.
*
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar
    Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
    Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
    Işıksız ruhumu sallar da durur
    Zambaklar en ıssız yerlerde açar.
*
    Ellerin ellerin ve parmakların
    Bir nar çiçeğini eziyor gibi
    Ellerinden belli olur bir kadın
    Denizin dibinde geziyor gibi
    Ellerin ellerin ve parmakların.
*
    Zaman çabuk geçiyor Mona
    Saat onikidir söndü lambalar
    Uyu da turnalar gelsin rüyana
    Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
    Zaman çabuk geçiyor Mona.
*
    Akşamları gelir incir kuşları
    Konarlar bahçenin incirlerine
    Kiminin rengi ak, kiminin sarı
    Ah... beni vursalar bir kuş yerine
    Akşamları gelir incir kuşları.
*
    Ki ben Mona Rosa bulurum seni
    İncir kuşlarının bakışlarında
    Hayatla doldurur bu boş yelkeni
    O masum bakışlar... su kenarında
    Ki ben Mona Rosa bulurum seni.
*
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa
    Henüz dinlemedin benden türküler
    Benim aşkım uymaz öyle her saza
    En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
    Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
*
    Artık inan bana muhacir kızı
    Dinle ve kabul et itirafımı
    Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
    Alev alev sardı her tarafımı
    Artık inan bana muhacir kızı.
*
    Yağmurdan sonra büyürmüş başak
    Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
    Birgün gözlerimin ta içine bak:
    Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
    Yağmurdan sonra büyürmüş başak.
*
    Altın bilezikler , o kokulu ten,
    Cevap versin, bu kanlı kuş tüyüne
    Bir tüy ki can verir gülümsesen
    Bir tüy ki kapalı geceye güne
    Altın bilezikler , o kokulu ten.
*
    Mona Rosa, siyah güller, ak güller
    Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak
    Kanadı kırık kuş merhamet ister
    Ah... senin yüzünden kana batacak
    Mona Rosa, siyah güller, ak güller.
*
        II Ölüm Ve Çerçeveler
*
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
    Garip bir yolculuk, tren ve geyve
    Bir hançer bölüyor, ah... rüyaları:
    Bir rüya, bir hançer, bir el: ve, ve, ve...
*
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
    Gece kar yağacak sabaha kadar
    Toprakta et, kemik çatırtıları...
    Yarı ölüleri bir korku tutar,
    Değince bir taşa kafa tasları,
    -Ölüler ki yalnız tırnakları var,
    Ve yalnız burkulmuş diz kapakları...
*
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı,
    Esmer delikanlı, hatıra ve kan.
    Yeşil gözlü kızın hıçkırıkları,
    Sızıyor bir kapı aralığından,
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
*
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
    Açıyor elini göğe bir kadın
    Uzuyor, uzuyor altın saçları
    Uğrunda ölünen güzel kızların
*
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
    Çocuklara açar mağaraları
    Güngörmemiş kuşlar ve örümcekler
    İlân-ı aşktan dil balıkları
    Aşina suları çabuk terkeder.
*
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
    Bakıyor ateşe, küle böcekler.
    Köpekler parçalar kanaryaları
    Mektupları bir boz ağaç kurdu yer
    Baykuşlar ötüyor harabelerde
    Yanıyor lambalar hafif ve sarı.
*
    Bir kaza kurşunudur her yerde
    Süvarisiz şaha kalkan atları
    Bir ruhun ışığı vardır göklerde
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
    Ötüyor baykuşlar harabelerde.
*
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
    Titriyor yıldırım düşmüş gibi yer
    Bekledi arzuyla karanlıkları
    Anneler, babalar, erkek kardeşler:
    Tâ içinden duyar ani bir ağrı
    Bir hüzün şarkısı tutturur gider
    Anneler, babalar, erkek kardeşler...
*
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
    Her yatak dopdolu, bir yatak bomboş
    Bir neşe şarkısı tutturur gider
    Birinci, ikinci, üçüncü sarhoş
    Kurşunlar sıkılır göklere doğru
    Serçe yavruları havada titrer
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı...
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
    İnce yelkenleri alıyor yeller
    Titretir kalpleri ve bayrakları
    Gemiden toprağa uzanan eller...
*
    Lambalar yanıyor hafif ve sarı
    Bir yosun köküne hasret kalacak
    Gizli hazineler, su yılanları...
    İnce yelkenleri alıyor yeller
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
*
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
    Beyaz pelerinli hür tayfaları
    Kendine bağlar siyah kediler
    Titriyor gönüller ve kara bayrak
    Bir yosun köküne hasret kalacak
    Gemiden toprağa uzanan eller
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
*
    Bir lamba yanıyor hafif ve sarı
    Garip bir yolculuk, tren ve geyve
    Bir hançer bölüyor, ah... rüyaları:
    Bir rüya, bir hançer, bir el: ve, ve, ve...
*
        III Pişmanlık Ve Çileler
*
    Rüzgar eser, yağmur yağar, tilkiler üşür;
    Bir odun parçası aydınlatır ocağı,
    Annesi ateşin önünde perişan,
    Annesi ateşin içinde hür,
    Rüzgar eser, yağmur yağar, tilkiler üşür.
*
    Yağmurlar sırtıyla sırtımın arasındadır,
    Şarkılar dudaklarıyla dudaklarımın.
    Kalbimi bin parçaya böldü bir divane sır
    Sesi geliyor sesi günahkar çocukların
    Şarkılar dudaklarıyla dudaklarımın arasındadır.
*
    Benim de boyum ufak, onun da ufaktı.
    Kıvırcık saçlarından öpmediğim için onu,
    Onun bu ocakta yanan toprağı
    Her gece rüyamda avuçlarımı yaktı
    Benim de boyum ufak, onun da ufaktı.
*
    Benim gözlerim yeşildir, onun gözleri kara
    Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara
*
    Annesinin başı ellerinin arasında